30’A 10 KALA | DENEME

Hayatımızın akışı, çoğu zaman bir sayıyla veya miktarla bağlantılı. Yaşlarımız,yapacaklarımıza atadığımız tarihler, sevince kullandığımız “çok”lar, çabuk geçmesini dilediğimiz anlardaki “az kaldı”lar…

Zaman, tam da bundan ötürü çok komplike. Bitmez dediğimiz anlar bitiyor, çocukken büyümeye delice bir istekle koşarken büyümenin varılacak bir nokta değil; yakalanılacak bir yer olduğunu bilmiyoruz.


Ansızın on ile başlayan sayılar tükeniyor, hayatın belirsizliği içinde savrulur oluyoruz. Durup kendimizin farkında olmak yerine çocukluğumuzdaki gibi yine bir yerlere yetişmeye çalışıyoruz.

Hangimiz, gerçekten bir şeyi yaparken kendi arzularına paralel olup olmadığını sorguluyor? Toplumun beklentilerine, bu sefer ne yazık ki küçüklüğümüzdeki gibi umursamaz yaklaşamıyoruz. Her şey belirli bir düzende işliyor gibi: önce okul, sonra iş, sevdiğin birini bulduysan onunla hayat kur, ebeveyn olmayı da unutma…

Düştüğümüz boşluğun hissi, geride kalacak mıyım gibi kaygılar tam da burada devreye giriyor.

Bu düşüncelerin arasında unuttuğumuz bir şey var: 20’li yaşlar, yıldızların ne kadar gençse o kadar parlaması misali, en çok ışıldadığımız dönemlerden birisi. Evet, biz bir yerlere varmak için çaba sarf ediyoruz, peki o yer bizim ona ulaşmamızı bekliyor mu?

Akışı unutup zorundalığa bindirdiğimiz olaylar, belki de hiçbir an için sahip olamayacaklarımızdan ibarettir. Bu yüzden, zamanın, derinliği epey fazla bir su olup dalgalandığını düşünmek gerekiyor. Ne kadar çok çırpınırsak o kadar çok boğuluruz.

Olay, biraz sakin olmakta, sırtımızı suya verip tenimize değen güneşin tadını çıkarmakta ve yönümüzü kaybetmemek için arada kulaçlamayı unutmamakta.

Kısaca, sahip olduğumuz parlaklığı kaygılarla söndürmemek, belirsizliği kucaklamak gerek. Daha da mühim olan, herkesin zaman akışının birbirinden oldukça farklı olmasını kavramak.


Yolumuz belli, zamanımız bir, yaşadıklarımız benzer olsaydı eğer; hepimiz bir tiyatro oyuncusundan farklı olmazdık. Oysaki bizim hikayelerimizin türü bile bir diğerinden çok daha başka ve böylesi daha keyifli.

Bunu hatırlamaya ihtiyacı olanlara.

YAZAR HAKKINDA