Bilinmezlik ve Korku Üzerine

Bilmediği korkutur insanı.

Gecenin bir yarısı dapdar ve zifiri karanlık bir sokaktan geçersen aklına Nergis kokuları ve çekici kadınlar gelmez.

Karşılaşabileceğin en karanlık insanları ve hayal gücün yeterince kuvvetliyse doğa üstü varlıkları hayal edeceksindir.

Gece ışıklarını kapattığında elbiselerinin birer canavara dönüşmesi de bundan.

Hayal gücü, karanlık ve bilinmezliğin buluşması. Hayattaki belirsizlikler de tıpkı böyledir gibime geliyor.

Eğer denklemin içinde bir bilinmez varsa (ki çoğunda var maalesef 🙂 )

1.5 Kg ağırlığındaki beynimiz neredeyse her zaman olumlu ihtimallerdense bizi korkutan hatta titreten ihtimalleri düşünüveriyor.

Bunun bir savunma mekanizması olduğunu düşünüyorum.

Aslında beynimiz bizi korumaya çalışıyor ama bunu olabildiği en acı verici & anksiyeteli şekilde yapıyor.

Eminim öğlen kahvenle oturmuş geleceğini hayal ederken birden işlerin yokuş aşağı yuvarlanmaya başladığı, gerçekleşebilecek en olumsuz senaryoları gözünün önüne getirdiğin olmuştur.

 Benim çok oldu.

Böyle anlarda yapabildiğim kadar umutlu şarkılar dinleyip, yazılar okuyorum. İyi geliyor. Mary Oliver’ın ‘’Endişelendim’’ (I Worried) şiiri güzel bir yoldaş.

Ve biliyorum, TV’yi açtığında ya da telefonunu eline aldığında dünya birbirine girmiş, yanıp kavruluyor oluyor.

Bu düzen hep böyle gidiyor.

Bu dünyanın içinde kendi düyalarımızı yaratabildiğimiz günlere.

 Sevgiyle.

-K

H. Kübra Yozcu,edebiyata olan tutkusunu ilham verici ortaokul Türkçe öğretmeni sayesinde keşfetti.

2019’dan bu yana yazı yazarak kendini ifade ediyor;

kelimelerin dünyayı yansıtma ve dönüştürme gücünü keşfetmeye devam ediyor.

Şu anda Türkiye’de Çukurova Üniversitesi’nde İngilizce Öğretmenliği okuyor ve üretmeye devam ediyor.